Tavuk Alma Adeti Kime Ait? Kültürler Arası Bir İnceleme Dünyadaki her toplum, kendine özgü gelenekler ve ritüellerle şekillenir. Bu gelenekler bazen günlük yaşamın bir parçası olurken, bazen de toplumun kültürel kimliğini pekiştiren derin sembolizmler taşır. “Tavuk alma adeti” de, birçok farklı kültürde farklı anlamlar ve işlevler barındıran bir gelenektir. Peki, bu adet kime aittir ve neden bu kadar yaygındır? Bu yazıda, tavuk alma adetinin kökenlerine, ritüel anlamlarına ve toplumsal bağlamlarına antropolojik bir perspektiften bakacağız. Kültürlerin çeşitliliğini merak eden bir antropolog olarak, geleneklerin nasıl insan yaşamını şekillendirdiğini ve anlamlandırdığını keşfedeceğiz. Tavuk Alma Adeti: Sosyal ve Kültürel Bir Ritüel Tavuk alma adeti,…
Yorum BırakGenç Zihin Rehberi Yazılar
Kısa cevap: Rivayete göre Karun’un serveti, kibriyle birlikte “yerin dibine” gömüldü; bazı halk anlatılarında ise “bir yerlerde saklı” olduğu söylenir. Gerçek şu: Asıl mesele hazine haritası değil, hazinenin zihinlerde, sistemlerde ve eşitsizliklerde nasıl saklandığıdır. Karun’un Serveti Nerede? Hazine Sandığından Çok Daha Derin Bir Soru “Karun’un serveti nerede?” sorusunu yalnızca bir define avının heyecanına indirgeyen her yaklaşım, bizi asıl tartışmadan uzaklaştırıyor. Servetin koordinatlarını sormak kolay; zira “nerede?” sorusu, güçle kurduğumuz sorunlu ilişkiyi görünmez kılar. Oysa Karun anlatısı, zenginliğin kutsanması ile çöküşün kaçınılmazlığı arasındaki gerilimi gösterir. Servet, bir kasada saklanan altınlar değil; toplumdan koparılan payın, görmezden gelinen emeğin ve meşrulaştırılan ayrıcalığın adıdır.…
Yorum BırakKelimelerin Gücüyle Bir Yolculuk: Semiha Şahin Kimdir? Edebiyat, insan ruhunun aynasıdır. Kelimeler, yalnızca seslerden ibaret değildir; bir çağrının, bir duygunun, bir kimliğin yankısıdır. Her yazar, kendi iç sesini kâğıda dökerken aynı zamanda bir çağın tanığı, bir toplumun vicdanıdır. İşte tam da bu noktada, Semiha Şahin ismi yalnızca bir gazeteciyi değil, anlatının gücüne inanmış bir kalem erbabını temsil eder. Onun varlığı, haberin sınırlarından taşarak edebiyatın derin sularına ulaşır. Anlatının İçinde Bir Kadın: Semiha Şahin’in Söylem Evreni Semiha Şahin, Türkiye’de televizyon haberciliğinin ötesinde bir anlam taşır. Onu yalnızca bir ekran yüzü olarak görmek, anlatısının derinliğini inkâr etmek olur. Onun sesi, sabırla örülmüş…
8 YorumKardiyomiyopati Tehlikeli mi? (Hikâyeli, Samimi ve Bilgilendirici) Akşamüstü ışığı pencereden süzülürken, küçük bir kafenin arka masasında iki kişi buluştu: Mert ve Elif. Hikâyelerini paylaşmak isteyen bu ikili, aslında aynı sorunun etrafında dolaşıyordu: “Kardiyomiyopati tehlikeli mi?” Mert’in bakışlarında çözüm arayışı, strateji ve plan; Elif’in sesinde empati, ilişkilerin iyileştirici gücü ve kalbe dokunan sözler vardı. “Bu meseleyi adım adım çözelim,” dedi Mert, not defterini açarak. “Tanım, belirtiler, türler, riskler, testler ve tedavi seçenekleri.” Elif yumuşak bir gülümsemeyle ekledi: “Önce soruyu soran kalbi duyalım. Korku var, belirsizlik var. Anlatınca hafifliyor insan.” — Kardiyomiyopati Nedir? (Kalp Kasının Hikâyesi) Kardiyomiyopati, kalp kasının yapısında veya işlevinde…
Yorum BırakKardeş Okul Projesi Nedir? Romantik Bir Hayal mi, Eşitsizliği Parlatan Bir Vitrin mi? Kusura bakmayın ama “Kardeş Okul Projesi” dendiğinde aklıma ilk gelen şey dayanışma değil, parlatılmış bir vitrin. Evet, kulağa hoş geliyor: Güçlü okul, imkânı sınırlı olan okula “kardeş” oluyor; birlikte etkinlikler, kitap kampanyaları, teknoloji desteği… Peki bu hikâyenin görünmeyen yüzünde ne var? Neden bu kadar iyi niyetli bir çerçeve, sahada çoğu zaman sürdürülebilir bir sonuç üretmiyor? Bu yazı, tam da bu konforlu anlatıyı dürtmek için var. Kardeş okul projeleri iyi hissettirebilir, ama iyi hissetmemiz tek başına kalıcı etki demek değildir. Kısaca: Kardeş Okul Projesi Nedir? Kardeş okul projesi;…
4 YorumNon Arteritik İskemik Optik Nöropati: Kelimelerin ve Görmenin Arasında Kayıp Bir Dünya Bir romanı okurken, kelimelerin gücünü çoğu zaman unuturuz. Her bir cümle, her bir betimleme, bir dünyayı yaratma gücüne sahiptir. Edebiyatın gücü, insanın kalbinde derin izler bırakır ve bakış açısını şekillendirir. Ancak bazen gözlerimiz, kelimelerin ardında gizlenen dünyayı yakalayamayacak kadar zayıf düşer. İşte burada, Non Arteritik İskemik Optik Nöropati (NAION), edebiyatın en kara sayfalarında gizli bir gerçeklik gibi belirir. Bir karakterin dünyayı nasıl gördüğü, onun kimliğinin ve yaşamının temelidir. Ama ya görme yetisinin kaybı? NAION, bu kaybın sebeplerini ve etkilerini derinlemesine ele alırken, edebiyatın da işlediği karanlık temalarla paralel…
Yorum BırakMuhasebe Hesap Özeti Nedir? Edebiyatın Dönüştürücü Aynasında Bir Okuma Kelimeler, yalnızca anlam taşımaz; bazen bir defterin sayfasına düşen rakam kadar keskin, bazen bir şiirin mısrası kadar yumuşaktır. Bir edebiyatçının gözünden bakıldığında, “Muhasebe hesap özeti nedir?” sorusu yalnızca bir finansal tanımın ötesine geçer. Çünkü her hesap özeti, tıpkı bir romanın son sayfası gibi, yaşanmışların dökümüdür — hataların, kazançların, eksiklerin ve sessizliğin toplamı. Bir yazar için kelimeler neyse, bir muhasebeci için rakamlar da odur: düzen kurma çabası, anlam yaratma girişimi. Rakamlar da tıpkı karakterler gibi konuşur, gizler, itiraf eder. Bu yazıda, “muhasebe hesap özeti” kavramını bir edebi metafor olarak ele alacak; insanın…
Yorum BırakKarargah Ne İş Yapar? Gücün Toplandığı Oda, Hatanın Büyüdüğü Yer Bir gerçeği söylemekle başlayayım: Karargâhlar yalnızca “yöneten beyin” değildir; çoğu zaman krizi çözerken krizi büyüten mimariler hâline de gelebilirler. Sahadan kopuk, kapalı kapılar ardında büyüyen güven duygusu kadar, tekrarlanan kör noktalar da vardır. Evet, bir karargâh planlar, koordine eder, riskleri tartar; ama aynı zamanda hatayı merkezîleştirir, sorumluluğu inceltir ve yanılgıyı hızlandırır. Bu yazı, “karargâh ne iş yapar?” sorusunu romantik anlatıların ötesinde, cesur ve eleştirel bir mercekten inceliyor. TL;DR: Karargâh, strateji ve koordinasyon üretir; fakat şeffaflık, sahayla çift yönlü bağ ve hesap verebilirlik kurulmadığında, güç yoğunlaşması hızlı ve pahalı hataları artırır.…
Yorum BırakKara Lahana Çorbasına Salça Konur mu? Bir Tencerede Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Adalet Meselesi 🍲 Kimi için basit bir mutfak sorusu: “Kara lahana çorbasına salça konur mu?” Ama mutfağın da tıpkı hayat gibi politik bir alan olduğunu düşünürsek, bu soru aslında sandığımızdan çok daha fazlasını anlatır. Bir tencerede yalnızca malzemeler değil, alışkanlıklar, değerler, kimlikler ve hatta toplumsal roller de kaynar. Bu yazıda, küçük gibi görünen bu büyük soruya sadece gastronomik değil, toplumsal bir mercekten bakacağız. Çünkü bir kaşık salça, sadece yemeğin rengini değil; bakış açımızı da değiştirebilir. — 🥬 Kara Lahana Çorbası: Sadece Bir Tarif Değil, Bir Kültür Karadeniz mutfağının…
Yorum Bırakİslamda kardeşlik nasıl olur? Veriye yaslanan, hikâyeyle akan bir yolculuk Sizinle içten bir hikâye paylaşmak istiyorum. Bir akşamüstü, mahalle mescidinin avlusunda Zeynep’le Yusuf oturmuş, çaylarını yudumluyordu. Zeynep, “Kardeşlik, önce kalpte başlar; birbirimizin yükünü hafifletmektir,” dedi. Yusuf ise küçük bir defter çıkardı: “Peki bunun ölçüsü ne? Veriye, delile dayanan ilkeleri neler?” İkisi de haklıydı. Gelin, İslam’da kardeşliğin hem kalbe hem akla seslenen çerçevesini; ayet, hadis ve gerçek hayattan örneklerle birlikte, hikâyenin içinden anlatalım. Temel ilke: “Müminler ancak kardeştir” Kur’an, kardeşliğin mihenk taşını bir cümlede kurar: “Müminler ancak kardeştir; öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin.” (Hucurât 49:10). Bu ayet yalnızca duygusal bir çağrı değil,…
Yorum Bırak